taşıtlarla bir arada ortak kullanmak, can ve mal
güvenliği açısından trafik kurallarına uymak zorunluluğu var.
Seyahat etmek, araç kullanmak çoğumuz için bir zevk. Ancak, yoğun trafiğe
veya uzun yola çıkarken çoğu kez içimiz ürperiyor. Bunun nedeni, ülkemizin
sürekli kanayan yarası olan trafik kazaları. Ne yazık ki sürekli olarak
altyapı ve denetimlerin yetersiz olduğundan yakınırız da, kendi kural
tanımazlığımız ve birbirimize saygısızlığımızdan pek söz etmeyiz. Altyapı ve
denetimlerin yetersiz olması bizim kural tanımazlığımıza, hem kendi
hayatımızı hem de başkalarınınkini riske atmak için bahane olmamalıdır.
Kuralların bizlerin huzur ve güvenliği için olduğunu düşünmeli, küçük çıkar
hesaplarıyla (biraz da uyanıklık etme hazzıyla) hareket etmekten
kaçınmalıyız. Doğru davranışları pekiştirmeniz, o davranışları sürekli
uygulamanızla mümkündür. Kuralları uygulamadığınız halde hiç kaza yapmamış
olmanız sizin için bir övünme vesilesi olmamalıdır. Zira istatistikler
kazaların çoğunluğun sürücülerin ilk (bazılarının aynı zanamda son) kazaları
olduğunu göstermektedir.
Trafik sadece içerisinde akışın yönlendirildiği bir yollar sistemi değil,
aynı zamanda toplumun bireylerinin bir başka biçimde etkileşimde
bulunmasıdır. Birbirimize biraz daha hoşgörü ve sevgi ile yaklaşarak,
mutlaka birileri tarafından denetlenmeden de kurallara uyabiliriz. Ülkemizde
son yıllardaki kaza, ölüm ve hasar oranlarının azalma eğilimine girmesi de
ümit verici bir gelişme.
Lütfen toplumumuzun şu trafik kabusundan kurtulmasına katkıda bulunalım ve
stressiz bir trafiğe çıkmanın hazzına varalım.